tanker, ship, oil tanker, tanker, tanker, tanker, tanker, oil tanker, oil tanker, oil tanker, oil tanker, oil tanker

2025: Petrol ihracatı üzerinden Trump–Hamaney arasında kaybet-kaybet çıkmazı

Donald Trump yönetiminin 2025 yılının başından bu yana İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik baskı ve yaptırımları artırarak İran’ın petrol ihracatını “durdurma” hedefi büyük ölçüde başarısız oldu. Ancak bu politika, Tahran’ın yaptırımları aşma maliyetlerini ciddi biçimde artırdı.

Trump yönetimi İran’ın petrol ihracatını günlük 100 bin varile düşürme sözü vermişti. Ancak İran International’ın elde ettiği Kpler enerji istihbarat şirketi verilerine göre, 2025 yılında Çin limanlarında boşaltılan İran petrolü sevkiyatları geçen yıla kıyasla yalnızca yüzde 8 azaldı.

Geçen yıl İran’ın ham petrol ve gaz kondensatı ihracatı günlük ortalama 1,36 milyon varil seviyesinde Çin rafinerilerine ulaştı.

Bununla birlikte, İran İslam Cumhuriyeti 2024 yılında Suriye’ye günlük yaklaşık 56 bin varil petrol ihraç ediyordu. Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından bu ihracat durduruldu.

Genel olarak bakıldığında, Trump yönetiminin İran’ın petrol ihracatını sert biçimde çökertme politikası başarısız oldu.

Ham petrol ve gaz kondensatları, İran’ın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Yaptırımları aşma maliyetleri hesaba katılmadan bu ihracatın geçen yılki değeri yaklaşık 33 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, İran’ın gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.

İran’ın çifte kaybı

Trump’ın İran’ın petrol ihracatını durdurma vaadini yerine getirememesi, İran İslam Cumhuriyeti için bir zafer anlamına gelmiyor.

2018’de önceki Trump yönetiminin yaptırımlarından önce İran günlük 2,5 milyon varil petrol ihraç ediyordu. Bu rakam 2020 yılında yaklaşık 400 bin varile kadar düştü.

Joe Biden yönetiminin göreve gelmesiyle İran’ın petrol ihracatı her yıl artarak 2024’te günlük yaklaşık 1,55 milyon varile ulaştı.

Yeni Trump yönetiminin başlamasıyla birlikte İran’ın petrol ihracatındaki toparlanma durmakla kalmadı, tersine dönerek gerilemeye başladı.

Bir diğer kritik nokta ise yaptırımları aşma maliyetlerinin artmasıdır. 2025’in başında İran, Çin rafinerilerine varil başına 2–3 dolar indirim uyguluyordu. Kpler’in tahminlerine göre bu rakam şu anda 11 dolara yükselmiş durumda.

Kpler verileri ayrıca İran’ın denizde depolanan petrol miktarının son bir yılda iki katından fazla artarak yaklaşık 152 milyon varile ulaştığını gösteriyor.

Normal koşullarda bu kadar petrolün denizde depolanması için tanker kiralamanın günlük maliyeti yaklaşık 8 milyon dolardır. İran, Rusya ve Venezuela petrolünün kaçakçılığında kullanılan “gölge filo”dan gemi kiralamak ise bunun birkaç katına mal oluyor.

Hatta tanker takip şirketi Vortexa, İran’ın denizde depolanan petrol miktarını 200 milyon varil olarak tahmin ediyor.

Basitçe ifade etmek gerekirse, İran’ın petrol gelirlerinden yılda yaklaşık 5–6 milyar dolar, petrolün denizde ve Çin sularına yakın bölgelerde tutulmasına harcanıyor. Bu da yükleme sürecinde aksama yaşanması halinde Çin rafinerilerine sevkiyatın sürdürülmesini amaçlıyor.

Şu ana kadar İran petrolünün değerinin yaklaşık yüzde 15’i Çin rafinerilerine verilen indirimler, yüzde 20’si ise denizde depolama maliyetleri nedeniyle kaybedildi. Ancak bu, İran’ın petrol gelirlerindeki kaybın yalnızca bir kısmı.

İran petrolünün önemli bir bölümü, Çinli müşterilere ulaşmadan önce gemiden gemiye transfer, belge değişiklikleri ve petrolün yeniden markalanması süreçlerinden geçmek zorunda. Bu süreçler petrol komisyoncuları tarafından yürütülüyor.

İran’ın petrol gelirlerinin bir kısmı da bu aracılara, belge sahtekarlarına, geniş paravan şirket ağlarına ve benzeri yapılara aktarılıyor.

İslam Cumhuriyeti’nin petrol gelirlerine erişimdeki sorunları bununla da sınırlı değil. Gelirlerin bir bölümü Çin mallarıyla takas yoluyla, diğer bir bölümü ise Çin hizmetleri karşılığında tahsil ediliyor.

Wall Street Journal, Ekim 2025’te İran’ın Çin’e yaptığı petrol ihracatından elde edilen yıllık 8,4 milyar dolarlık gelirin Çin hizmetleriyle takas yoluyla ödendiğini bildirdi.

Ancak 2026 yılı İran için daha da zor olacak.

Tanker izleme verilerine göre ABD, 2024 yılında İran’ın petrol yaptırımlarını aşmakta kullanılan tankerlerin yalnızca yüzde 38’ini yaptırım listesine almıştı. 2025 yılında bu oran yüzde 70’in üzerine çıktı.

ABD’nin Venezuela açıklarında İran için de petrol taşıyan bazı yaptırımlı tankerleri ele geçirmesi, İran İslam Cumhuriyeti için yeni zorluklar yaratacak.

TankerTrackers şirketinin tahminlerine göre 2025 yılında yaklaşık 1.470 gölge filo tankeri faaldi ve bunların yüzde 40’ı İran’ın petrol ihracatına hizmet ediyordu. Benzer bir pay Rusya’ya aitken, kalan bölüm ağırlıklı olarak Venezuela ve iki başka ülkeye dağılıyordu.

Bu nedenle, en azından lojistik açıdan bakıldığında, 2026 yılında yaptırımlı petrolün kaçakçılığı İran için çok daha zor hale gelecek.

Bu makalenin aslı Iran International Farsça Servisi’nde yayımlanmıştır

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir