İran’ın artan iç gaz açığına ve son derece kirletici olan fuel oil kullanımının yaygınlaşmasına rağmen, Türkiye’nin resmi enerji istatistiklerine göre İran’ın Türkiye’ye gaz sevkiyatları yükselmeye devam ediyor.
Türkiye Enerji Bakanlığı’na bağlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yeni yayımladığı verilere göre, İran 2025’in ilk dokuz ayında Türkiye’ye 5,5 milyar metreküpten fazla gaz tedarik etti. Bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %17, 2023’e kıyasla ise %45 artış anlamına geliyor.
Batı ve uluslararası yaptırımların baskısı altındaki Tahran, ülkede ağır gaz sıkıntısı yaşanmasına rağmen dış gelir kaynaklarını artırmaya çalışıyor.
2025 yılının ortasında Iran International tarafından elde edilen gizli bir Petrol Bakanlığı belgesine göre, ülkede fuel oil (mazot) tüketimi geçen yıl neredeyse yarı yarıya artmış durumda.
Bu artış, mazotun dünyanın en kirletici fosil yakıtlarından biri olmasına rağmen gerçekleşiyor.
Bu yıl mazot tüketimindeki artışın boyutu henüz net değil; ancak petrol bakan yardımcısı, İran’ın bu kışın en yoğun talep döneminde günlük 300 milyon metreküp gaz açığı yaşayacağını söylüyor. Geçen yıl bu rakam 250 milyon, 2023’te ise 200 milyon metreküp idi.
Kötümser tablo
Havanın soğuması ve ülke genelinde konut gaz talebinin artmasıyla birlikte sanayi tesisleri ve elektrik santralleri giderek daha fazla mazot yakmaya başladı. Bu durum, başkent Tahran dahil olmak üzere büyük şehirlerde tehlikeli seviyede hava kirliliğine neden oluyor.
İran Çevre Kurumu’nun, Tahran’daki elektrik santrallerine verilen mazot ve dizelle ilgili son raporu, yakıtlardaki kükürt içeriğinin uluslararası standartların 10 ila 100 katı arasında olduğunu gösteriyor.
İstatistiklere göre İran, Türkiye’ye gaz sevkiyatını durdursaydı, en temiz fosil yakıt alternatifi olan doğal gaz sayesinde iç mazot tüketimini günlük yaklaşık 20 milyon litre azaltabilirdi.
Buna rağmen İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye’ye gaz ihracatını sürdürmekte ısrar ediyor ve Irak’a da benzer hacimlerde gaz sağlıyor.
Geçen yıl İran 15 milyar metreküp gaz ihraç etti; bu miktar enerji olarak 15 milyar litre mazota eşdeğer. Eğer ihracat durdurulsaydı, İran sadece mazot yakmaktan kurtulmayacak, aynı zamanda günlük 7 milyon litre dizelden tasarruf etmiş olacaktı.
İran’da gaz sıkıntısının nedenleri
Gaz açığının bir kısmı, hükümetin mali kısıtları ve yerli petrol şirketlerinin sınırlı teknik kapasitesi nedeniyle gaz üretim projelerindeki yavaşlamadan kaynaklanıyor.
Sert Batı ve uluslararası yaptırımlar, ülkenin zaten eskimiş enerji altyapısının modernizasyonunu daha da zorlaştırmış durumda.
Örneğin BP verilerine göre, 2010–2020 arasında İran’ın gaz üretimi yıllık ortalama %5,2 artarken, son yıllarda bu artış %1–2 seviyesine düşmüş durumda.
Bir diğer kritik faktör ise Katar ile ortak sahip olunan Güney Pars gaz sahasının İran bölümünde 2024’ten itibaren başlayan basınç düşüşü. Güney Pars, İran gazının üçte ikisinden fazlasını sağlıyor.
Yıllar önce Katar, büyük Batılı enerji şirketleriyle iş birliği yaparak kendi bölümüne (North Field) 20 bin tonluk platformlar — İran’ın mevcut deniz platformlarının 15 katı ağırlığında — ve dev kompresörler kurdu.
Ancak İran’ın da Çinli ortaklarının da bu ölçekte ekipman üretme kapasitesi yok.
Basınç düşüyor
Yaklaşık dokuz ay önce İran Petrol Bakanlığı, Güney Pars’ta basıncı artırmak için dört yerli şirketle 17 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı. Ancak 20 bin tonluk platformlar yerine 4 bin tonluk platformlar ve gerekli dev kompresörler yerine daha zayıf kompresörler kullanılacak.
Hâlihazırda Güney Pars’ın Katar tarafında çalışan ve BP’nin Hazar’daki mega platformlarından birinin tasarımcısı olan İranlı-Britanyalı bir petrol ve gaz mühendisi, Iran International’a yaptığı açıklamada sözleşmede belirtilen platform ve kompresör özelliklerinin basınç düşüşü sorununu çözmeye yeterli olmadığını söyledi.
İsminin gizli kalmasını isteyen mühendis, İran tarafında basıncı eski seviyeye getirmek için tam bir güç santrali, dev kompresörler ve çeşitli gaz akımlarını ve kondensatları ayırma tesislerini barındırabilecek çok daha büyük platformlara ihtiyaç olduğunu ifade etti.
İran’ın Güney Pars bölümünde basınç iki yıl önce 120 bar seviyesindeyken, yılda 6 bar düşerek üretimi ciddi biçimde azaltıyor.
17 milyar dolarlık sözleşmeyi alan dört şirketten biri olan MAPNA’nın CEO’su Muhammed Oliyâ, bu ayın başında “basıncı artırma projesi için henüz herhangi bir fon ayrılmadığını” söyledi.
Aynı zamanda Devrim Muhafızları’na bağlı Tasnim haber ajansı, sözleşmenin mart ayında imzalanmasına rağmen bugüne kadar sadece bir dizi çalışma toplantısı ve ön değerlendirme dışında hiçbir somut adım atılmadığını bildirdi.
Bu makalenin orijinali İngilizce olarak Iran International’da yayımlanmıştır

