ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a geri dönerek ilk başkanlık döneminde uyguladığı “maksimum baskı” yaptırımlarını yeniden devreye sokmasından bir yıl sonra, mevcut veriler İran’ın enerji ihracatının büyük ölçüde korunduğunu gösteriyor.
Iran International tarafından incelenen emtia istihbarat şirketi Kpler verilerine göre, İran 2025 yılında Çin’e günlük ortalama 1,38 milyon varil (bpd) ham petrol ve gaz kondensatı sevk etti. Bu rakam, 2024’e kıyasla yalnızca yüzde 7’lik bir düşüşe işaret ediyor.
İran’ın Suriye’ye petrol ihracatının Aralık 2024’te durmasının ardından, geçen yıl boyunca Çin fiilen Tahran’ın tek ham petrol alıcısı olarak kaldı.
Ham petrolden farklı olarak, İran’ın petrol ürünleri ihracatı — fuel oil (mazot), nafta ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) — daha çeşitlendirilmiş durumda olup ağırlıklı olarak Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Singapur’a yöneliyor.
Kpler’e göre İran, geçen yıl günlük ortalama 190 bin varil nafta ve 256 bin varil fuel oil ihraç etti. Bu da 2024’e kıyasla toplamda yaklaşık yüzde 13’lük bir düşüş anlamına geliyor.
Ancak bu gerileme, ABD yaptırımlarının sıkılaşmasından değil, İran’da giderek derinleşen iç doğal gaz sıkıntısından kaynaklandı. Bu durum, elektrik santralleri ve sanayi tesislerinin daha fazla fuel oil yakmasına yol açarak ihracata ayrılabilen hacimleri azalttı.
Tanker takip şirketleri Kpler ve Vortexa’nın verileri, ham petrol ihracatındaki sınırlı düşüşün, doğal gaz ve LPG sevkiyatlarındaki artışla telafi edildiğini gösteriyor (günlük 370 bin varil eşdeğeri, yıllık yüzde 13 artış).
İran ayrıca Türkiye ve Irak’a doğal gaz ihracatını sürdürdü.
Tahran ve Bağdat resmi rakamlar açıklamasa da, Türkiye Enerji Bakanlığı verileri, geçen yılın ilk 11 ayında İran’dan yapılan doğal gaz ithalatının 2024’ün aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 9 artarak 7 milyar metreküpe ulaştığını ortaya koyuyor.
ABD yaptırımlarının İran’ın enerji ihracatını ciddi biçimde sınırlamakta zorlanmasının nedenlerinden biri, “gölge filo” olarak adlandırılan ağın faaliyetlerini sürdürmesi oldu. Bu ağ; bayrak değişimleri, kapatılan takip sistemleri, gemiden gemiye transferler ve şeffaf olmayan mülkiyet yapıları yoluyla yaptırımlı petrolü taşıyan tankerlerden oluşuyor.
TankerTrackers tahminlerine göre, geçen yıl dünya genelinde yaklaşık 1.500 petrol tankeri gölge filo faaliyetlerine dahil oldu ve bunların yaklaşık yüzde 40’ı İran petrolüyle bağlantılıydı.
ABD 2025’te bu tür tankerler üzerindeki yaptırımları artırmış olsa da, mevcut veriler yüzlerce yaptırıma tabi olmayan geminin hâlâ opak ticaret rotaları ve aracı ağlar üzerinden İran petrolü taşımaya devam ettiğini ve bunun da ABD önlemlerinin etkinliğini zayıflattığını gösteriyor.
Kpler’in ek verileri, son haftalarda İran’da yaşanan yaygın iç protestoların ülkenin petrol ve petrol ürünleri ihracat hacimleri üzerinde kayda değer bir etkisi olmadığını ortaya koyuyor.
Çin, İran ham petrolü ve kondensatının tek alıcısı olarak kalırken, Washington’un bölgedeki en yakın müttefiklerinden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri, İran fuel oil’inin en büyük ithalatçısı haline gelerek bu ihracatın yaklaşık yüzde 70’ini oluşturdu.
Iran International’ın tahminlerine göre, geçen yıl İran’ın ham petrol, petrol ürünleri ve doğal gaz ihracatının toplam değeri — indirimler ve yaptırımları aşma maliyetleri hariç — yaklaşık 60 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu rakam, ABD’nin İran petrol ihracatının yüzde 90’a varan oranda çökeceği yönündeki erken dönem beklentileri ile verilerde görülen sınırlı etki arasındaki farkı gözler önüne seriyor.
Orijinal makale Iran International tarafından yayımlanmıştır.

