Mesele ekonomi: Zorlaşan geçim koşulları İran’daki öfkeyi açıklıyor

İran ekonomisinin kaderi, ülkenin geleceğine dair tartışmaları giderek daha fazla şekillendiriyor — mevcut siyasi mücadelelerin nasıl sonuçlanacağından bağımsız olarak belirleyici olabilecek bir unsur haline geliyor.

Artan yaşam maliyetlerine yönelik kamuoyundaki hoşnutsuzluk, bir kez daha ülke genelinde protestolara dönüştü ve devlet kaynaklarının nasıl tahsis edilip yönetildiğine sert bir ışık tuttu.

Gösteriler sürerken, ekonomik göstergeler hem devlet kapasitesinin hem de kamu güveninin temel ölçütü olarak öne çıkıyor.

Bu gerilim, 22 Mart’ta başlayan bir sonraki mali yıl için hazırlanan İran bütçe taslağında açıkça görülüyor. Belge; askeri çatışmalar, diplomatik gerilimler ve artan ekonomik baskılarla tanımlanan bir dönemde önceliklerin anlık bir fotoğrafını sunuyor.

Güvenlik kaygılarıyla şekillenen bir bütçe

Taslağa göre hükümet, petrol ihracatından kendisi için yalnızca 1.850 trilyon riyal gelir öngörüyor — resmi döviz kuru üzerinden bu rakam yaklaşık 2 milyar dolara denk geliyor.

Buna karşılık, askeri ve güvenlik kurumlarına bağlı harcamalar toplam bütçe kaynaklarının en az yüzde 16’sını oluşturuyor. İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) bağlı petrol ihracat gelirlerinin payının ise sivil hükümetinkinden birkaç kat daha fazla olduğu tahmin ediliyor

Dini kurumlara ayrılan kaynakların, hükümetin petrol gelirlerinin neredeyse yarısına ulaştığı öngörülüyor.

Aynı zamanda, tahmini vergi gelirleri yüzde 63 artmış durumda; bu da yüksek enflasyon ve zayıf satın alma gücü ortamında hanehalkları ve işletmeler üzerindeki yükün ağırlaştığına işaret ediyor.

Bu rakamlar bir arada değerlendirildiğinde, devlet gelirlerinin ekonomik istikrara ya da yaşam standartlarının iyileştirilmesine ne ölçüde etkili biçimde dönüştürülebildiği sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, yaptırımların hafifletilmesi gibi dış rahatlamaların tek başına ekonomik gerilemeyi tersine çevirmeye yeterli olacağı beklentilerini de karmaşıklaştırıyor.

Kullanılmamış potansiyele sahip bir ekonomi

Resmi veriler, söz konusu kaynakların büyüklüğünü açık biçimde ortaya koyuyor.

Kapsamlı yaptırımlara rağmen, son beş yılda İran’ın ham petrol ihracatından elde ettiği gelir yaklaşık 193,5 milyar dolar oldu. Bu tutar, 1979 devriminden önceki iki on yılda elde edilen toplam petrol gelirlerinden yaklaşık yüzde 25 daha yüksek.

Kaynak: OPEC

Petrol ürünleri ve gaz ihracatından elde edilen gelirler de eklendiğinde, 2012’den bu yana hükümetin petrolden sağladığı gelirler, önceki yüzyılın tamamında kaydedilen toplam petrol gelirlerini aşmış durumda.

Buna karşın, yaklaşık aynı dönemde İran’ın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) keskin biçimde daraldı; 2010’da yaklaşık 600 milyar dolar olan GSYH, 2025’te tahminen 356 milyar dolara geriledi. İhracat gelirleri ile genel ekonomik üretim arasındaki bu ayrışma, analistler için temel bir muamma haline geldi.

İran Merkez Bankası’na (CBI) göre ülke, geçen mali yılda petrol, petrol ürünleri ve gaz ihracatından 65,8 milyar dolar gelir elde etti. Buna karşın yeni bütçede öngörülen toplam genel devlet gelirleri yaklaşık 45 milyar dolar seviyesinde.

Kaynak: IMF

Büyüme, dağılım ve kayıp halka

Salt aritmetik açıdan bakıldığında, mevcut enerji ihracatı tek başına dahi öngörülen devlet gelirlerini aşıyor; buna vergiler, iç akaryakıt satışları ya da diğer gelir kalemleri henüz dahil değil.

İran ekonomisinin yapısı, onu yaptırımlardan etkilenen ya da çatışma yaşayan diğer ülkelerle karşılaştırmayı daha da zorlaştırıyor. Merkez Bankası verilerine göre hizmetler sektörü GSYH’nin yarısından fazlasını oluşturuyor ve petrol dışı ihracat da kayda değer düzeyde seyrediyor. Bu tablo, petrol dışı ihracatın yüzde 10’un altında kaldığı Irak gibi ülkelerden belirgin biçimde farklı.

Kaynak: İran Merkez Bankası

Bu veriler, kısıtlamalara rağmen İran’ın ekonomik kapasitesinin, çeşitlenme potansiyelinin ve gelir tabanının hâlâ önemli olduğunu gösteriyor.

Yanıtı bulunamayan temel soru, kaynakların varlığından ziyade bu kaynakların nasıl emildiği, nasıl dağıtıldığı ve sürdürülebilir büyümeye nasıl dönüştürüldüğüdür.

Protestolar sürerken ve siyasi sonuçlar belirsizliğini korurken, İran’ın önümüzdeki yıllardaki yönünü — tekil bir diplomatik ya da güvenlik gelişmesinden çok — ekonominin durumu belirleyecek gibi görünüyor.

Bu makale ilk olarak Iran International internet sitesinde yayımlanmıştır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir