Aerial shot of an oil tanker cruising through the ocean, emphasizing maritime transport.

Tahran’ın petrol “can damarı” sıkılaşan yaptırımlar altında zorlanıyor

Yeni tanker takip verileri, 2026’nın başında İran’ın petrol ihracatının sert biçimde düştüğünü gösteriyor. Bu durum, yenilenen ABD yaptırım baskısı altında Tahran’ın en önemli ekonomik dayanağının sürdürülebilirliği konusunda yeni soru işaretleri yaratıyor.

Iran International tarafından incelenen ve emtia istihbarat şirketi Kpler verilerine göre, İran’ın Basra Körfezi terminallerinden ham petrol yüklemeleri Ocak ayında günlük 1,39 milyon varilin altına geriledi. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26’lık düşüş anlamına geliyor.

Bu gerileme, Ekim ayından bu yana süren istikrarlı aşağı yönlü trendin devam ettiğini ve bunun geçici bir aksaklıktan ziyade kalıcı bir baskıya işaret ettiğini gösteriyor.

Yavaşlama en belirgin şekilde İran’ın birincil ve yaptırımlar altında fiilen tek büyük alıcısı olan Çin’de görülüyor. Geçen ay Çin limanlarında İran ham petrolü boşaltımı günlük 1,13 milyon varile düştü. Oysa 2025 ortalaması yaklaşık 1,4 milyon varildi.

Satılamayan İran petrolü denizde birikiyor. Tankerlerde depolanan petrol hacmi son bir yılda neredeyse üç kat artarak 170 milyon varilin üzerine çıktı. Bu da sevkiyatların satılmasının ya da teslim edilmesinin zorlaştığını gösteriyor.

Bu petrolü denizde tutmak ise maliyetli. “Very Large Crude Carrier” kiralamak genellikle günlük 100 bin doların üzerinde maliyet yaratıyor. Yaptırımlı İran petrolünü taşıyan tankerler ise hukuki ve sigorta riskleri nedeniyle daha da yüksek ücret talep ediyor. Analistler, İran’ın petrol gelirlerinin yaklaşık beşte birinin fiilen taşıma ve depolama giderlerine gittiğini tahmin ediyor.

Petrolün büyük bölümü Asya sularında bekliyor. İran tankerlerinin yaklaşık üçte biri açıkta demirlemiş durumda. Diğerleri ise yaptırımları aşmak için sürekli hareket ediyor ya da gemiden gemiye transfer yapıyor. Bu yöntemler, İran’ın “gölge filo” olarak adlandırılan yapısında standart uygulamalar haline gelmiş durumda.

Yaptırımlar giderek bu ağları hedef alıyor. Kpler verilerine göre, son bir yılda İran petrolü taşıyan tankerlerin yüzde 86’sı ABD tarafından yaptırım listesine alındı. Bu da uygulamanın kapsamının genişlediğini gösteriyor.

Baskı, İran’ı satışları sürdürmek için ciddi indirimler sunmaya zorladı. İran ham petrolü şu anda benzer referans fiyatlara göre varil başına yaklaşık 11–12 dolar daha düşük fiyatla satılıyor. Geçen yılın başında bu indirim yaklaşık 3 dolardı. Bu durum Tahran’ın net gelirini önemli ölçüde azaltıyor.

Düşüş yalnızca ham petrol ile sınırlı değil. Akaryakıt ve fuel oil gibi petrol ürünlerinin ihracatı da Ocak ayında günlük yaklaşık 350 bin varile geriledi. Bir yıl önce bu rakam 410 bin varildi. Başlıca alıcılar arasında Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyor.

Ek baskı da yolda olabilir. ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce İran’ın ticaret ortaklarına yüzde 25 gümrük tarifesi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu adım, İran petrolünü işleyen şirket ve ülkeleri daha da caydırabilir.

Artan ekonomik baskı, Washington ile Tahran arasında yeniden başlayan dolaylı görüşmeler için önemli bir arka plan oluşturuyor.

İran yönetimi açısından yaptırımların hafifletilmesi, petrol gelirlerini istikrara kavuşturmanın ve mali baskıyı azaltmanın en doğrudan yolu olmaya devam ediyor. Ancak İran’ın nükleer programı, füze geliştirme faaliyetleri ve bölgesel politikaları konusundaki derin görüş ayrılıkları, taraflardan biri temel taleplerinde taviz vermedikçe anlaşma ihtimalini zayıflatıyor.

Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, uzun süredir İran’ın ekonomik dayanıklılığının temel taşı olan yaptırımlar altında petrol ihracatını sürdürme kapasitesinin giderek daha fazla kısıtlandığı görülüyor.

Makale ilk olarak Iran International’da yayımlandı.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir