Iran International’ın incelediği tanker takip verilerine göre, ABD’nin deniz ablukasının etkisiyle İran’ın ham petrol yüklemeleri savaş öncesi seviyenin yaklaşık yedide birine geriledi. Aynı zamanda Çin’in İran’dan petrol ve yakıt alımları da keskin biçimde düştü.
Emtia piyasaları istihbarat şirketi Kpler’in verilerine göre İran, bu ayın başından bu yana günde ortalama yaklaşık 287 bin varil ham petrol yükledi. Savaş öncesinde bu rakam günlük yaklaşık 2 milyon varildi.
Bu arada Çin, bu ayın başından bu yana İran’dan günde ortalama yalnızca 523 bin varil ham petrol aldı. Bu rakam, önceki iki aydaki günlük yaklaşık 800 bin varillik ortalamaya ve savaşın başındaki 1,7 milyon varilin üzerindeki seviyeye kıyasla ciddi bir düşüş anlamına geliyor.
ABD, temmuz ayının ortasında İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu. Kpler’in tahminlerine göre bunun sonucunda Basra Körfezi ve Umman Körfezi’nde tankerlerde depolanan 40 milyon varilden fazla İran petrolü fiilen abluka altında kaldı.
İran, abluka bölgesinin dışında 83 milyon varil petrol depoluyor. Bunun 43 milyon varili Güney Çin Denizi, Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi’nde bulunuyor. Ancak Çin’in alımlarını büyük ölçüde azaltması nedeniyle mevcut ihracat hızı devam ederse Tahran’ın Çin’e teslim edebileceği petrol yaklaşık beş ay içinde tükenebilir.
İran geçen yıl günde yaklaşık 256 bin varil fuel-oil, yani mazot ihraç etti. Bu yılın ilk iki ayında ihracat günlük yaklaşık 220 bin varil seviyesinde kalırken, bu ay yalnızca 61 bin varile geriledi.
İran savaş öncesinde buna yakın miktarda sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) da ihraç ediyordu. Bu ihracat artık neredeyse tamamen durdu.
İran Merkez Bankası’nın verilerine göre ülkenin geçen yıl ham petrol ve fuel-oil ihracatından elde ettiği gelir 57,5 milyar dolar oldu ve bu rakam İran’ın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturdu. Ham petrol, petrol ürünleri ve LPG birlikte ülkenin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 65’ini oluşturdu.
Bu ürünlerin ihracatındaki sert düşüşün, hükümeti yalnızca devasa bir bütçe açığıyla karşı karşıya bırakması değil, aynı zamanda ithalatı finanse etmek için gereken dövizin sağlanmasında da ciddi sorunlar yaratması bekleniyor.
Merkez Bankası verilerine göre İran geçen yıl yaklaşık 78 milyar dolar değerinde mal ithal etti. Bunun yaklaşık 3 milyar doları benzin ithalatına harcandı. İran petrol dışı ihracatını geçen yılki seviyede tutmayı başarsa bile, bu gelirler mal ithalatının yarısını bile finanse etmeye yetmeyecek.
Durum, İran’ın yılda 5 milyar dolara kadar ihracat geliri sağlayan çelik sektörünün son savaşta ağır hasar görmesi nedeniyle daha da zorlaştı. İç piyasada da artık çelik sıkıntısı yaşanıyor.
İran geçen yıl hizmetlerde de net ithalatçı konumundaydı ve yaklaşık 15 milyar dolarlık açık verdi. 78 milyar dolarlık mal ithalatıyla birlikte bu durum, İran’ın mal ithalatını ve net hizmet açığını karşılamak için yaklaşık 93 milyar dolarlık dövize ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor.
İran petrol dışı ihracatını geçen yılki seviyede tutmayı başarsa bile, ham petrol, petrol ürünleri, LPG ve çelik ihracatı hariç tutulduğunda bu gelirler ülkenin toplam döviz ihtiyacının yalnızca yaklaşık üçte birini karşılayabilecek.
ABD Başkanı Donald Trump’ın çarşamba günü İran’ı “ekonomik D-Day” ile tehdit etmesinin ardından baskı daha da artabilir. Trump, Tahran’ın bir anlaşmaya varamadığını söyleyerek benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon sözü verdi.
Tehdit edilen önlemler yaptırımlardan kaçınmayı daha da zorlaştırabilir ve halihazırda ciddi biçimde zayıflamış olan İran’ın dış ticaretini ek sorunlarla karşı karşıya bırakabilir.
Kaynak: Iran International

