Ülke içindeki iki bilgili kaynağa göre, son saldırıların ana üretim merkezlerini hedef almasının ardından İran, temel petrokimya ürünlerinde ciddi kıtlıklarla karşı karşıya.
Bu ayın başlarında İsrail, İran’ın iki ana petrokimya merkezi olan Mahşehr ve Asaluyeh’teki tesisleri hedef aldı. Bu iki merkez birlikte ülke üretiminin yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan ticari kaynaklara göre, özellikle gıda ambalajı, plastik ve temel imalatta kullanılan polimer türleri başta olmak üzere birçok petrokimya ürünü keskin biçimde kıt hale geldi.
Bu kıtlıklar, yetkilileri acil ithalat seçeneklerini değerlendirmeye zorladı; ancak lojistik ve jeopolitik kısıtlar tedariki zorlaştırıyor.
Kesintilerin boyutu hâlâ değerlendiriliyor, ancak sektör kaynakları iç tedarik zincirleri üzerindeki etkinin anında hissedildiğini belirtiyor.
Energy Press’in genel yayın yönetmeni Najmeh Jamshidi daha önce, petrokimya komplekslerindeki üst düzey yöneticilere dayandırdığı haberinde, hasar gören ünitelerin ve ilgili altyapının onarımının, zararın büyüklüğüne bağlı olarak altı aydan iki yıla kadar sürebileceğini ifade etmişti.
Bir kaynak, Rusya’nın bazı polimerleri tedarik etmesi yönündeki İran talebini reddettiğini ve bunu Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklara bağlı olarak küresel petrokimya fiyatlarındaki keskin artışla açıkladığını söyledi. Kaynağa göre Moskova, kendi pazarında enflasyon baskısını sınırlamak için iç arzı önceliklendiriyor.
Hazar Petrol Araştırmaları Merkezi Başkanı İlham Şaban, Rusya’nın da Ukrayna saldırıları nedeniyle bazı petrokimya tesislerinin zarar görmesi sonucu kısıtlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu durum, özellikle yüksek katma değerli polimer ürünlerinde dış talebi karşılama kapasitesini daha da sınırlıyor.
Son kesintilerden önce İran, yıllık yaklaşık 30 milyon ton petrokimya ürünü ihraç ediyor ve bunun değeri yaklaşık 15 milyar doları buluyordu; polimerler bu hacmin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyordu.
Arz şokuna karşılık olarak İran yetkilileri, iç piyasayı istikrara kavuşturmak amacıyla bazı petrokimya ürünlerinin ihracatını yasakladı.
Bir başka ticari kaynak, İran’ın potansiyel polimer tedarikçisi olarak Azerbaycan’a başvurduğunu, ancak ülkenin sınırlı üretim kapasitesinin bu açığı önemli ölçüde kapatmaya yetmediğini söyledi.
Azerbaycan’ın ayrıca Avrupa ve Türkiye’deki mevcut ihracat pazarlarını korumaya öncelik vermesi bekleniyor.
İran’ın bazı Arap komşuları arz açığının bir kısmını kapatabilecek kapasiteye sahip. Yalnızca Suudi Arabistan’ın yıllık polimer üretim kapasitesi yaklaşık 19 milyon ton seviyesinde; Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar da önemli ihracatçılar arasında yer alıyor.
Ancak İran’ın çatışma sırasında bu ülkelere yönelik saldırıları göz önüne alındığında, onların İran’ın açığını kapatmaya yardımcı olması pek olası görünmüyor.
Öte yandan, son iki ayda Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz taşımacılığındaki aksaklıklar küresel polimer fiyatlarını yaklaşık yüzde 50 artırdı.
İç arz kesintileri ile uluslararası piyasalarda sıkılaşmanın birleşmesi kıtlığı daha da derinleştirdi ve bu durum, alt sektörler ile tüketim mallarının bulunabilirliği üzerinde daha geniş etkiler konusunda endişeleri artırıyor.
Bu makalenin orijinali Iran International’da yayımlanmıştır.

