İsrail’in son dönemde İran’ın güneyindeki petrokimya altyapısına düzenlediği saldırılar, ülkenin en önemli ihracat gelir kaynaklarından birinde olası aksaklıklara dair endişeleri artırmış ve enerji sektörünün stratejik kırılganlığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Son günlerde İsrail, önce Huzistan eyaletindeki büyük sanayi bölgesi Mahşehr’de en az sekiz büyük petrokimya tesisini hedef almış, ardından saldırılarını Buşehr eyaletinde, Basra Körfezi kıyısında yer alan İran’ın en büyük petrokimya merkezi Asaluyeh’e kadar genişletmiştir.
Mahşehr, toplam yıllık 26 milyon ton nominal kapasiteye sahip yaklaşık 20 büyük komplekse ev sahipliği yapmakta olup, bu rakam İran’ın toplam petrokimya üretiminin yaklaşık yüzde 28’ine karşılık gelmektedir. Fiili üretimin ise yaklaşık 21 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir.

Ülkedeki gaz ve petrokimya tesislerinin en yoğun şekilde bulunduğu yer olan Asaluyeh, sektörün daha da büyük bir bölümünü temsil etmekte ve İran’ın toplam üretiminin yaklaşık yüzde 48’ini sağlamaktadır.
Tahran’daki yetkililer, Asaluyeh’de elektrik ve su tesisleri gibi yardımcı altyapının zarar gördüğünü, ancak üretim ünitelerinin büyük ölçüde sağlam kaldığını belirtmektedir.
Petrokimya sektörü, petrol sektörüyle birlikte İran’ın yaptırımlar altındaki ekonomisinin temel taşlarından biridir ve yılda yaklaşık 13 milyar dolar gelir sağlayarak petrol dışı ihracatın yaklaşık yüzde 22’sini oluşturmaktadır.
İran, bölgedeki petrokimya kapasitesi açısından yalnızca Suudi Arabistan’ın ardından ikinci sırada yer almaktadır. Ancak hammadde teminindeki kısıtlar ve Batı yaptırımları nedeniyle yedek parça tedarikinde yaşanan zorluklar, ortalama kapasite kullanım oranını yaklaşık yüzde 75 seviyesinde tutmaktadır.
4 Nisan’daki saldırıların Mahşehr’deki tesislere verdiği zararın tam boyutu henüz net değildir. Hedef alınan tesisler — Bandar İmam, Amir Kabir, Karun, Marun, Razi, Taht-ı Cemşid, Bu Ali Sina ve Tondguyan — toplamda yıllık 17 milyon ton nominal kapasiteye sahiptir.
Geçtiğimiz cumartesi günü, bu komplekslere elektrik sağlayan Fajr 1 ve Fajr 2 enerji üretim üniteleri de vurulmuş ve bölgede tam bir elektrik kesintisine yol açmıştır.

Huzistan, İran’ın elektrik üretiminin yaklaşık beşte birini karşılamakta olup, yetkililer eyalet şebekesinin entegre yapısı sayesinde kesintilerin geçici olabileceğini ifade etmektedir.
Bununla birlikte, olası uzun süreli kesintiler İran’ın petrokimya ihracatını olumsuz etkileyerek döviz gelirlerini azaltabilir. Bu durum, uluslararası yaptırımların baskısını ve azalan ham petrol gelirlerini dengelemek için bu gelirlere büyük ölçüde bağımlı olan Tahran açısından kritik öneme sahiptir.
Makalenin orijinali Iran Open Data platformunda yayımlanmıştır.
