Asya sularında, ağırlıklı olarak Çin’deki alıcılara teslim edilmek üzere tutulan İran petrolünün yüzer depoları, devam eden ABD deniz ablukası nedeniyle boşaldı. Tanker hareketlerini izleyen veriler bu durumu ortaya koyuyor.
Enerji istihbaratı şirketi Kpler’in verilerine göre, İran petrolünün transit geçişi temmuz ortasında durdu ve ağustos ortasına kadar yüklemeler tamamen kesildi. Çin kıyıları açıklarında yüzer depolarda tutulan yaklaşık 15 milyon varil petrolün son haftalarda boşaltılmasının ardından denizde hiçbir yüzer petrol stoku kalmadı.
Petrol sevkiyatlarının durması, döviz girişlerini hemen kesmeyecek. Çinli alıcılar genellikle teslimattan iki ila üç ay sonra ödeme yapıyor. Bu nedenle İran, mevcut alacaklarının bir bölümünü içinde bulunulan takvim yılının sonuna kadar tahsil edebilir.
Ancak ihracattaki düşüş, sevkiyatların durmasından çok önce başlamıştı. Çin’e yapılan ihracat son üç ayda yaklaşık yarı yarıya azaldı. Riskin boyutu oldukça büyük: OPEC’in 2025 yılı verilerine göre İran, geçen yıl günlük 2,08 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü ihraç ederek 45 milyar doların üzerinde gelir elde etti. Bu gelir akışı artık neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş durumda.
Petrol, İran ekonomisinin temel dayanağı olmayı sürdürüyor. İran İstatistik Merkezi, ülke ekonomisinin büyüklüğünü geçen yıl yaklaşık 356 milyar dolar olarak hesapladı. Aynı kaynağın verilerine göre, petrol ve gaz çıkarma sektörünün GSYH içindeki payı yalnızca bir yıl içinde %26’dan yaklaşık %21’e geriledi. Ekonomi ise bu ilkbaharda %10 daraldı.
Petrol üretimi de düşüyor. OPEC verilerine göre, Şubat 2026’da askeri çatışmaların tırmanmasından bu yana İran’ın günlük ham petrol üretimi yaklaşık 3,4 milyon varilden 2 milyon varile geriledi. Bu düşüşün önümüzdeki aylarda ekonomik durgunluğu daha da derinleştirmesi muhtemel.
Petrol gelirleri aynı zamanda ithalatı finanse ediyor. Önceki İran takvim yılında ülkenin toplam 113 milyar dolarlık ihracatının 57 milyar dolardan fazlası, yani toplam ihracat gelirlerinin yarısından fazlası petrol ve gazdan elde edildi. Kâğıt üzerinde ülke dış ticaret fazlası vermiş olsa da yaklaşık 20 milyar dolarlık sermaye kaçışı bu tamponu ortadan kaldırdı.
| Petrol ve gaz | Petrol dışı | Hizmetler | Toplam | |
| İhracat | 57,44 | 46,77 | 8,53 | 112,74 |
| İthalat | 2,9 | 75 | 23,6 | 101,5 |
Birim: Milyar ABD doları. Kaynak: İran Merkez Bankası (CBI).
Petrol dışı ihracat, ekonomiyi rahatlatmak için yeterli değil. Bu ihracatın yaklaşık 17 milyar dolarlık bölümü, savaşta zarar gören petrokimya ve çelik sektörlerine bağlıydı. Petrol gelirlerinin kaybı, petrokimya ürünlerinin satışlarındaki daralma ve devam eden sermaye kaçışı bir araya geldiğinde, hükümetin fiilen kullanabildiği döviz kaynakları tükeniyor.
Bunun en somut sonucu, yaşam maliyetlerinde benzeri görülmemiş bir artış yaşanması. İran, temel gıda ürünleri ve tahıl ithalatına yılda yaklaşık 17 milyar dolar harcıyor. Bu ithalatın sürdürülebilmesi için düzenli bir döviz akışı gerekiyor. Herhangi bir aksama, temel tüketim ürünlerinde kıtlığa ve fiyatlarda sert yükselişlere yol açıyor.
Zararın etkileri piyasalarda şimdiden görülüyor. Son altı ayda ABD doları İran riyali karşısında yaklaşık %70 değer kazandı. Eylül ayında yıllık enflasyon, aynı dönemin bir önceki yılla karşılaştırılması esasına göre yaklaşık %90’a ulaştı. Merkez Bankası Başkanı ise para arzının son bir yılda %51 arttığını açıkladı.
Petrol gelirlerindeki çöküş bu üç etkene de eklendiğinde, önümüzdeki aylarda kriz daha da derinleşebilir. Riyal daha fazla değer kaybedebilir, ithalat maliyetleri yükselebilir ve enflasyon hızlanabilir.
Bu makalenin orijinali İran Açık Veri Merkezi’nin (Iran Open Data) internet sitesinde yayımlanmıştır.

