İsrail ve ABD ile yaşanan savaşın ardından İran’da yabancı yatırım fiilen durma noktasına geldi. Sanayi Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin açıklamasına göre, İran takvim yılının başlangıcından bu yana ülkede yeni bir yabancı yatırım kaydedilmedi.
Sanayi Bakan Yardımcısı ve İran Küçük Sanayiler ve Sanayi Bölgeleri Örgütü Başkanı Tahmoures Lahouti, İran İşçi Haber Ajansı’na (ILNA) yaptığı açıklamada, 21 Mart’ta başlayan mevcut İran takvim yılında şimdiye kadar hiçbir yabancı yatırım yapılmadığını söyledi.
Lahouti, “Mevcut yaptırımlar ve kısıtlamalar nedeniyle yabancı yatırım gerçekleşmiyor” dedi.
Lahouti ayrıca sanayinin geliştirilmesine yönelik yerli yatırımların da geçen yıla kıyasla azaldığını belirtti. Döviz kurundaki dalgalanmalar, enflasyon ve hanehalklarının satın alma gücündeki düşüş, işletmeler üzerinde baskı oluşturuyor.
İran’ın yeni takvim yılı, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İslam Cumhuriyeti’ne karşı askeri operasyon başlatmasından yaklaşık üç hafta sonra başladı.
Lahouti, yerli yatırımlardaki düşüşün miktarına ilişkin herhangi bir rakam vermedi ve yabancı yatırıma ilişkin değerlendirmesinin İran ekonomisinin tüm sektörlerini mi yoksa yalnızca sanayi sektörünü mü kapsadığını açıklamadı.
İran riyali, takvim yılının başından bu yana ABD doları karşısında yaklaşık %60 değer kaybetti. Bu durum, işletmeler için ithal ekipman ve diğer girdilerin maliyetini artırdı. Yüksek enflasyon ve gelecekteki fiyatlara ilişkin belirsizlik de uzun vadeli yatırım kararlarını daha da zorlaştırdı.
Sanayide istihdam azalıyor
Yatırımlardaki kötüleşme, sanayide önemli ölçüde istihdam kaybının yaşandığı bir döneme denk geldi.
İran İstatistik Merkezi’nin verilerine göre, mevcut İran takvim yılının ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 630 bin sanayi istihdamı kaybedildi.
Ayrı işgücü piyasası verileri de sosyal güvenlik primi ödeyen çalışanların sayısında keskin bir düşüş yaşandığını gösteriyor.
Bu daralma, İranlı üreticilerin uzun süredir karşı karşıya olduğu sorunlara yenilerini ekliyor. Bu sorunlar arasında yaptırımlar, uluslararası bankacılık sistemine erişim kısıtlamaları, enflasyon, yerel para biriminin değer kaybı ve tekrarlayan enerji kıtlıkları bulunuyor.
Yabancı yatırım düşerken sermaye çıkışı hızlanıyor
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) verileri, İran’ın savaştan çok önce de doğrudan yabancı yatırım çekmekte zorlandığını gösteriyor.
Nükleer anlaşmanın uygulanmasının ardından uluslararası kısıtlamaların geçici olarak hafifletildiği 2016 ve 2017 yıllarında İran, yıllık ortalama yaklaşık 4,2 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım (DYY) çekti.
Ancak ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve 2018’de yaptırımları yeniden uygulamaya koymasının ardından bu eğilim tersine döndü ve yıllık DYY yaklaşık 1,5 milyar dolara geriledi.
Aynı dönemde İran Merkez Bankası verileri sermaye çıkışlarında da keskin bir artışa işaret ediyor. İran’ın sermaye hesabı açığı 2017’de 6,77 milyar dolardan 2025’te 19,62 milyar dolara yükselerek bu dönemde neredeyse üç katına çıktı.
İran, 2018’den 2025 sonuna kadar toplam yaklaşık 12,7 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekti. Buna karşılık aynı dönemde sermaye hesabındaki kümülatif açık yaklaşık 120 milyar dolara ulaştı.
Bu fark, İran’ın sorununun yalnızca yabancı sermayeyi çekmekte yaşadığı zorlukla sınırlı olmadığını gösteriyor. Ülke aynı zamanda önemli miktarda sermaye çıkışı da yaşıyor.
İran bölgesel rakiplerinin daha da gerisinde kalıyor
UNCTAD’ın 2025 verileri, İran ile bazı bölgesel rakipleri arasındaki yatırım açığının boyutunu ortaya koyuyor.
Suudi Arabistan geçen yıl 32,6 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekerken, Birleşik Arap Emirlikleri yaklaşık 48,2 milyar dolar yabancı yatırım aldı.
Bu rakamlar, yıllarca süren yaptırımlar ile uluslararası bankacılık ve ticaret kısıtlamalarının ardından İran’ın yabancı sermaye çekme konusunda rekabet etmekte ne kadar zorlandığını gösteriyor.
Lahouti’nin açıklamaları, söz konusu kısıtlamaların zaten sınırlı olan yabancı yatırım akışını artık tamamen durma noktasına getirdiğini gösteriyor. Aynı zamanda riyalin değer kaybı, enflasyon, ekonomik belirsizlik ve devam eden sermaye çıkışları, yerli yatırımcıların bu açığı kapatmasını da zorlaştırıyor.
Dolayısıyla bu yıl yabancı yatırımın sıfıra inmesi daha uzun süredir devam eden bir eğilimin parçası. İran, son savaştan çok önce de yabancı sermaye çekmekte zorlanıyordu; önemli miktardaki sermaye çıkışı ise ülke içindeki yatırımlar üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Orijinal makale Iran International tarafından yayımlanmıştır.

